"Yalnız sansürcülerin hayal gücünü aşmayan şeyler sansür edilebilir" Andrzej Wajda (Sinema ve Ben)

11 Şubat 2026 Çarşamba

İsa Çelik’e göre

 

Sabahattin Ali’nin Fotoğrafçılığı Üzerine Notlar

Sabahattin Ali’nin fotoğraf makinesinin nerede olduğunu bilmiyoruz. Kendisinden geriye ailesinin sakladığı bir üçayak ile çokça negatif kalmıştır. Bu negatifler yazarın eşi Aliye Ali tarafından fotoğraf sanatçısı İsa Çelik’e verilmiş, o da 6x6 cm ve 6x9 cm boyutlarındaki bu negatifleri yıkayıp temizlemiştir. İsa Çelik’e göre bu iki farklı ebattaki negatifler üzerinden Sabahattin Ali’nin bir değil iki ayrı fotoğraf makinesi olduğu sonucu çıkacaktır. Bu durum Sabahattin Ali’nin fotoğrafla ne denli içli dışlı olduğunun kanıtıdır. Bugün ailesinde olmayan fotoğraf makineleri Sabahattin Ali’nin öldürülüp, cesedinin Kırklareli’nin Sazara Deresi’ne atıldığında ya poliste kalmış ya da hırsızların eline geçmiş olmalıdır.

Sabahattin Ali’nin eşi Aliye Ali’nin fotoğraf sanatçısı Çelik’e verdiği yüzlerce 6x6 cm ve 6x9 cm siyah beyaz filmin kimisi yer yer sararmış, bozulmaya yüz tutmuş, birçoğu birbirine yapışmış durumdadır. Çelik bunları yıkar, temizler, poşetler ve klâse edilmiş halde Aliye hanıma teslim eder. Fotoğrafların temizlik, bakım ve yıkama işleri sürerken Sabahattin Ali’nin bu fotoğraflardan bazıları ile fotoğraf yarışmalarına katıldığı ve ödüller kazandığı ortaya çıkar. 1979 yılında bunlardan birkaç tanesi Sanat Emeği dergisinde kızı Filiz Ali’nin izniyle yayımlanır. Fakat ne yazık ki bugün bunlardan hangilerinin ve ne kadarının, ne zaman hangi ödülleri aldığını tam tamına belirlenebilmiş değildir. Sözünü ettiğimiz olayı aktaran İsa Çelik’in birkaç tespiti önemlidir: “Bu etkinlikler kapsamında yapılan yarışmalarda derecelere giren fotoğraflarına bakıyorum Sabahattin Ali’nin. Bugün bile pek çok kimseye parmak ısırtacak denli işi ciddiye alan bir fotoğraf amatörü, bir fotoğraf tutkunuymuş. İşte kamyon, Moda’da arkada yelkenliler, önde eşi Aliye Hanım, plajda şapkalı Filiz, köye dönen sürü, kavaklı yol, Fırat kıyısında kelek çeken köylüler, elinde bakraç, düşünen köylü kadın, eski köprü, hamur açan köylü kadın ve başkaları…” 

 Deniz Demirdağ     Dünya Bizim