"Yalnız sansürcülerin hayal gücünü aşmayan şeyler sansür edilebilir" Andrzej Wajda (Sinema ve Ben)

23 Eylül 2021 Perşembe

2014, Almanya



Byung-Chul Han: “Bilgi Birikimi Tecrübeden Gelir, Bizlerse Bugün Amatörlüğün Korkusuyla Yaşıyoruz”

 Eğer bir sistem özgürlüğüme saldırıyorsa, karşı koymam gerekir. Ama şimdiki sistemin kalleşliği özgürlüğe saldırmayıp onu araç haline getirmesinde. Örneğin, 1980 yılında yapılan sayımda, protestolar olmuştu. Hatta hükümet binasına bomba atılmıştı. İnsanlar sokaklara çıktı çünkü karşılarında devlette onların izni olmadan haklarındaki bilgileri almak isteyen bir düşman vardı. Bugün, daha önceki dönemlerden paylaştığımızdan çok daha fazla bilgiyi kendi elimizle dışarıyla paylaşıyoruz. Neden bununla ilgili hiçbir protesto yok? Çünkü önceye göre daha özgür hissediyoruz. O zaman insanlar özgürlüklerine saldırıda bulunulduğunu ya da özgürlüklerinin kısıtlandığını düşündüler ve bu yüzden sokaklara çıktılar. Bugünse kendimizi özgür hissediyor ve kendi isteğimizle kendi bilgilerimizi dışarıya veriyoruz.

 Belki de, ama toplumun bu yapısının ortaçağ feodalizminden hiçbir farkı yok. Yaşadığımız bu şey kölelik. Facebook gibi dijital derebeyleri bize toprak verip bize işlediğiniz sürece bu toprak bedava sizin olabilir. Biz de bu toprağı deli gibi işliyoruz. Sonunda da derebeyleri gelip hasadı topluyor. Bu bir iletişim sömürüsü. Birbirimizle iletişim kuruyor ve kendimizi özgür hissediyoruz. Derebeyleri de bu iletişimden para kazanıyor ve gizli servisler bu iletişimi kontrol ediyor. Sistem aşırı verimli. Buna karşı bir protesto yok çünkü özgürlüğü sömüren bir sistemin içinde yaşıyoruz.

 İş arayan bir çok insan tanıyorum, hepsi çöp muamelesi görüyorlar. Dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan Almanya’da bu insanlara serseri muamelesi yapılıyor. Onurları ellerinden alınıyor. Bu insanlar tabii ki protesto yoluna gitmiyorlar çünkü durumlarından utanıyorlar. Durumlarından toplumu sorumlu tutmaktansa kendilerini suçluyorlar. Bu sınıftan hiçbir politik hareket beklenemez.

 Günümüzde dil yok sadece suskunluk ve acziyet var. Dil susturuldu. Diğer yandan da muazzam bir gürültü var, iletişim gürültüsü; öte yandan inanılmaz bir kelime yoksunluğu söz konusu, kelimesizlik sessizlikten farklı bir şey. Sessizlik çok şey anlatır. Sessizliğin bir dili vardır. Durgunluk da çok şey anlatır ve bir dil olarak kabul edilebilir. Ama gürültünün ve kelime yoksunluğunun dili yoktur. Günümüzde var olan tek şey kelime yoksunu, gürültülü bir iletişim, ki bu da büyük bir sorun teşkil ediyor. Bugün “bilgi birikimi” bile ortadan kalkmış durumda sadece bilgi var. Bilmek bilgiden tamamen farklı bir olgu. Bilgi birikimi ve hakikat kulağa modası geçmiş geliyor. Ayrıca bilgi birikiminin hem geçmişi hem de geleceği içine alan farklı bir zaman çizgisi var.
Türkçede Kitapları:
 Zekâ (intelligence) sözcüğü intel-legere kökünden gelir, satır aralarını okumak, farklılaşmak anlamlarına gelir. Zeka sistem içinde farklılaşma eylemidir. Zekâ yeni bir sistem yeni bir dil oluşturamaz. Zihin zekâdan tamamıyla farklıdır. Çok zeki bilgisayarların insan zihnini taklit edebileceğine inanmıyorum. Bütünüyle zeki bir makine tasarlayabilirsiniz ama bu makine asla yeni bir dil icat edemez, bence. Makinenin bir zihni yoktur. Hiçbir makine ona verilen girdiden daha fazla çıktı üretemez. Yalnızca hayat denen mucize girdisinden fazla ve tamamen farklı bir çıktı ortaya koyabilir. Hayat ruhtur. Makinelerden farklıdır. Ama her şeyin otomatiğe geçtiği ve algoritmalarla yönetildiği yerde hayat tehlikeye düşer. (2014, Almanya)