Hayatımız Fotoğraf
İbrahim Akyürek
9 Mayıs 2026 Cumartesi
8 Mayıs 2026 Cuma
Planlı
Hakan Tosun cinayeti: Planlı hedef alma mı, kavga mı?
Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF)’in Türkiye temsilcisi Erol Önderoğlu’nun kelimeleriyle, “Türkiye COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, yetkililer çevre sorunlarını haberleştirmeye adanmış bu gazeteci ve belgeselcinin ölümcül şekilde darp edilmesiyle ilgili iki şüphelinin tutuklanmasıyla yetinmemelidir. Yetkililer, bu vahşi suçun tüm gerçeğini — özellikle de cinayetin ardındaki motivasyonu — süratle ortaya çıkarmak için ellerinden gelen her şeyi yapmalı; sorumluların kim olduğunu belirlemek amacıyla olayın gazetecilik faaliyetleriyle bağlantılı olabileceği ihtimalini de araştırmalıdır. Bu mücadele, ülkede medya çalışanlarına yönelik şiddetin giderek normalleşmesine karşı koyabilmek açısından daha da önem taşımaktadır.
Hakan Tosun’un neden saldırıya uğradığı dava süreci, belli ki sanık avukatları tarafından “karşılıklı atışma” üzerinden tartışılmaya devam edecek. Öldürenler belli, öldürülen belli.
Türkiye’de kentsel dönüşümle birlikte artan maden projeleri, kazalar, Kazdağları’ndaki orman kıyımı, işçi ve köylü direnişleri, baraj inşaatları ve Hatay’daki rezerv alanlar… Ekolojiye dair hemen her başlık dijital olarak belgelenmiş; çoğunun ardında Hakan Tosun’un kamerası var.
Onun ölümü basit bir kavga değil, çevre gazeteciliğiyle rahatsız ettiği çevrelerin araştırılmasını gerektiren simge bir dava niteliğinde.
Hakan Tosun’un ardında hem bir soruşturma dosyası hem de Türkiye’nin doğa ve kent mücadelelerinin eşsiz görsel arşivi kaldı. Tosun’un ölümünün ardındaki sis perdesi dağılması için neden öldürüldüğü sorusunu baki tutmalıyız, hem yılların emeğine sahip çıkmak hem de ailesini bu kavgada yalnız bırakmamak için.
Özge Mumcu Aybars kısa dalga
İtalya
Venedik Bienali ‘Gazze soykırımı’nı protesto greviyle başladı: Soykırım normalleştirilemez, İsrail bienalden çıkarılsın!
Grevin hedefi İsrail pavyonu ve çalışma koşulları
Eylem, hem kurumsal politikaları hem de çalışma koşullarını hedef alıyor.
ANGA tarafından yapılan çağrıda, Gazze’deki askeri operasyonları devam eden İsrail’in Bienal’e katılımının "soykırımın normalleştirilmesi" olduğu ifade edildi. İsrail’in etkinlikten tamamen çıkarılması talep edilirken protestoların odağında İsrail’e Arsenale’de tahsis edilen mekan var.
Grevin diğer bir temel motivasyonu ise sanat dünyasındaki güvencesiz emek sorunu. Sergi görevlileri, küratoryal asistanlar ve diğer saha çalışanlarının düşük ücretleri, geçici sözleşmeleri ve özlük haklarına dair talepler, İtalyan işçi sendikaları ADL Cobas, USB ve CUB tarafından destekleniyor.
Uluslararası jüri istifa etmişti
Bienal yönetimi, grevden önce de ciddi bir krizle karşı karşıya kalmış, nisan ayı sonunda Solange Oliveira Farkas başkanlığındaki Uluslararası Jüri üyeleri Zoe Butt, Elvira Dyangani Ose, Marta Kuzma ve Giovanna Zapperi toplu olarak istifa etmişti. Jüri üyelerinin istifasına İsrail ve Rusya’nın Venedik Bienali’ne katılımı konusundaki siyasi baskılar ve kurumun bu süreçteki tutumunun neden olduğu ifade edilmişti.
7 Mayıs 2026 Perşembe
Tanıdık
Bakan Göktaş'ın Belçika ziyareti tartışma yarattı: Karedeki 'tanıdık' isim
Saraçhane eylemlerine katıldığı gerekçesiyle sağlık sorunlarına karşın 37 gün boyunca tutuklu kalan üniversite öğrencisi Esila Ayık, Bakan Göktaş’ın Belçika temaslarına tepki gösterdi.
Ayık, Türkiye’deki güncel sorunlara işaret ederek, "Bizzat bakanlığın sorumluluğu altında olan çocuklar yaşamdan koparılırken Bakan neden Belçika’da esnaf ziyaretinde?" sorusunu yöneltti.
EV SAHİPLERİ BAKANLA AYNI KAREDE
Eğitim hayatına burslu olarak Belçika’da devam eden Esila Ayık, Bakan Göktaş’ın esnaf ziyareti sırasında bir araya geldiği ve birlikte fotoğraf paylaştığı kişilerin, kendisinin Belçika’daki ev sahipleri olduğunu teşhis etti.
Ayık, bu isimlerin ve yakınlarının, kendisi cezaevindeyken arkadaş çevresine baskı uyguladığını ileri sürdü.
2025: Esila Ayık gazetemize konuştu: 'Ölüm tehditleri aldım'
![]() |
Sanıkların yüzleri apaçık
Hakan Tosun’un kamerası kayıtta!
Hukukçu değilim, adliye muhabiri de… Ancak bilgi birikimim ve deneyimlerimle böyle bir ilk duruşma yapılmasının sancılı olduğunu düşünüyorum. Sanıklar SEBGİS ile bağlanmış duruşmaya. Kötü bir görüntü, net değil. Sanıkların yüzleri apaçık görülemiyor, mimikleri bile fark edilemiyor. Böyle olunca doğruyu mu söylüyor, saptırıyor mu anlaşılamıyor. Oysa sanığın oturuşu, ellerini tutuşu, ayaklarının hareketi bile bir anlam ifade eder. Hemen algılarsınız dedikleriyle yaptıklarının örtüşüp örtüşmediğini.
Sanıkların anlattıklarında çelişkiler var, tanıkların ise hemen hepsi belli ki öğretilmiş. Seslerindeki tedirginlik belli ediyor. Avukatların sanıkların çapraz sorgularında aynı soruyu yinelemesine “teyit mi ettiriyorsunuz” cevabına mahkeme heyeti sessiz kalıyor. Bir kelimenin farklı kullanılması bile bir ipucu olabilir.
Polisin kamerasını kırdığında -ki, kamera onun işini yapabilmesi için tek aracı- bile ağzından küfür çıkmayan Hakan Tosun için sürekli küfrediyordu diyor sanıklar da, tanıklar da. İnandırıcı gelmiyor bana ve birçoğumuza. İki sanık var zaten, biri yavaşça yumruk attığını, başını değil de omzunu tekmelediğini söylüyor. Adli tıp raporunda kafatasında kırıklar olduğu, yüzüne vurulduğu yazılı. Gerçekler bu kadar çarpıtılır. Diğer sanık vurmadığını söylese de kameralarda apaçık görülüyor Hakan’ı tekmelediği… Sanıkların ikisi de neden ikinci kez olay yerine döndüklerini açıklayamadılar. Bence bir gizledikleri var. Hakan Tosun’a vurmaları için özellikle yönlendirilmişler izlenimi alıyorum. Bir tanık, “anne” sözünü duyduğunu, sonrasını duymadığını söylüyor. Hepimiz biliyoruz ki, annesinin yanına gidiyor Hakan, onu anlatmaya çalışıyor, can havliyle, tekmelerin altında.
6 Mayıs 2026 Çarşamba
4 Mayıs 2026 Pazartesi
3 Mayıs 2026 Pazar
Bursa
Bursa 2026 Nazım Hikmet Şiir Ödülü jüri üyelerinden toplu istifa
Titiz bir biçimde değerlendirmelerimizi yaptık ve “gerekçeli kararı” Bursa Büyükşehir Belediyesinin Kültür Dairesi Başkanlığı’na ilettik. Lakin ilkin Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in ülkemizde son dönemlerde adeta alışkanlık haline getirilen hukuk görünümlü bir kararla “görevden” alınması, ardından “gerekçeli kararı” iletmemizin üzerinden bir gün dahi geçmemişken, dairenin başkanlığını yürüten Şafak Baba Pala’nın “görevden” el çektirilmesi ile bambaşka bir sürece girmiş bulunduğumuzun bilinmesini isteriz.
Anti-demokratik yöntemlerle, halkın çoğunluğunun seçtiği ve o kentin haklarına dair yürütme yetkisi verilen başkanın ve kadroların temsil gaspına uğramasını, bize verilen yetkinin boşa düşürülmesi olarak da okuyoruz.
Önceden halk tarafından yetkilendirmiş yöneticilerin yaptığı planlamaların, “yeni yönetim” tarafından zımni yöntemlerle ve de sözümona “erteleme” bahanesiyle etkinliklerin içinin boşaltılmaya çalışıldığının farkındayız.
Sansür
3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü | Uluslararası Af Örgütü’nden Türkiye yetkililerine çağrı: Adalet sisteminin gazetecileri hedef almak amacıyla kullanılmasına son verin!
Türkiye yetkilileri, TCK’nın ceza soruşturmaları, davalar ve keyfi tutukluluk yoluyla özellikle gazetecileri susturmak için araçsallaştırılan ve böylelikle geniş toplumda caydırıcı bir etki yaratan 217/A, 299. ve 301. Maddelerini yürürlükten kaldırmalı. Bu açıklamada isimlerine yer verilen ve benzer şekilde yalnızca gazetecilik faaliyetlerini yürüttükleri için insan hakları ihlallerine maruz bırakılan, kriminalize edilen ve özgürlüklerinden yoksun bırakılan gazeteciler ve diğerleri derhal serbest bırakılmalı. Yasaların kötüye kullanılması sonucu haklarında açılan soruşturmalar ve davalar düşürülmeli. Yetkililer, bunun yerine gazeteciler için bilgi arama ve edinme hakkı da dahil ifade özgürlüğü hakkının kullanımının saygı gördüğü ve bu hakkın korunduğu elverişli bir ortam oluşturmalı.
Arşiv
Orhan Taylan ile solun görsel hafızası üzerine
1970’li yıllarda TİP’in ve çeşitli sendikaların görsel işlerini üreten ve ortaya uzun yıllar konuşulacak, kullanılacak işler çıkaran Orhan Taylan’la solun görsel serüveni.
2 Mayıs 2026 Cumartesi
30 Nisan 2026 Perşembe
Öğrenci
BÜFOK’un Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği’nin destekleriyle gerçekleştireceği bu fotoğraf sergisi, “Hafıza” temasının çeşitli yüzlerini kazımaya hazırlanıyor. Kişisel hafıza ve hatıraların, ve her şeyin baş döndürücü bir hızla değiştiği Boğaziçi Üniversitesi kampüsünün ve kültürünün iz sürüleceği, mekân hafızasının taşıdığı toplumsal, kültürel ve kişisel yaşanmışlıkları bu kez objektiflerle takip edilecek. Aynı zamanda BÜFOK’lu öğrencileri geçmiş yıllardaki kulüp mezunlarıyla bir araya getirecek olan bu sergi, değişen ve kaybolanın ortasında duracak, kaçırılmaması gereken bir buluşma!
Tarih: 2-8 Mayıs 2026 Mekân: Bümed House, Beşiktaş
29 Nisan 2026 Çarşamba
28 Nisan 2026 Salı
27 Nisan 2026 Pazartesi
26 Nisan 2026 Pazar
2019 / İstanbul
Sabahattin Ali’nin bu yolculuğunda sizi en çok şaşırtan detay ne oldu?Bu sergide ilk kez sergilediğimiz materyallerin bence en ilginci, Sabahattin Ali'nin 1939 Nisan'dan Ağustos'a kadar Ankara'dan yola çıkarak; Sivas, Kayseri, Erzincan, Gümüşhane, Samsun ve Zonguldak hattında yaptığı gezide tuttuğu notlar ve çektiği fotoğraflar. Bu sergiyi ortaya çıkartan da bu materyaller oldu. Çünkü biz gezi yazıları yazan bir Sabahattin Ali tanımıyoruz. Bu gezi yazıları onun sanatı ve yazarlığındaki çok yönlülüğü de yansıtıyor. Mesela Zonguldak'ta kömür madenine gitmiş. Madeni yazmış, bugüne kadar hiç düşünülmeyen bir konuyu, kuyularda çalışan hayvanları yazmış. 2019
Ankara
Doruk maden işçilerinin açlık grevinde 7. gün: Artık konuşmakta bile zorlanıyorlar, bunun adı zulümdür; ödenen miktar toplam alacağımızın 50'de 1'i bile değil!



































.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)



.jpg)





