Zonguldak’ın Devrek ilçesine bağlı Yağmurca Köyü sakinleri, bölgelerine yapılması planlanan Hidroelektrik Santral (HES) projelerine karşı kamuoyu bilgilendirme toplantısı düzenlemeye hazırlanıyor.“Doğamız kaybolmasın, suyumuz yok olmasın” sloganıyla hareket eden köylüler, 25 Ocak 2026 Pazar günü saat 14.00’te köy meydanında bir araya gelecek.
Yağmurca Köyü adına süreci yürüten Caner Gökçe, Devrek Kaymakamlığı’na yapılan başvurunun onaylandığını açıkladı. Gökçe, tüm yasal izinlerin alındığını belirterek, “Demokratik haklarımızı kullanmak üzere tüm hemşehrilerimizi birlik ve dayanışma içinde köy meydanına davet ediyoruz” dedi.
Köylüler, HES projelerinin doğaya, tarım alanlarına ve yaşam alanlarına zarar vereceğini savunarak, kültürel bağların ve komşuluk ilişkilerinin zedelenmemesi için seslerini yükselteceklerini ifade etti.
Hayatımız Fotoğraf
İbrahim Akyürek
23 Ocak 2026 Cuma
Devrek
22 Ocak 2026 Perşembe
Sansür
İsrail Gazze’de 3’ü gazeteci 11 Filistinliyi katletti
Gazze’deki hükümet 3 gazetecinin ölümüyle İsrail’in saldırılarında yaşamını yitiren gazetecilerin sayısının 260’a yükseldiğini duyurdu.
Gazze’deki Sağlık Bakanlığı’ndan Munir El-Burş’un El Cezire’ye verdiği demece göre katledilen üç gazeteci Mısır Gazze Yardım Komitesi için fotomuhabir olarak çalışıyordu ve yeni kurulan bir mülteci kampını belgeliyorlardı.
El Cezire’nin olay yerindeki ekibi, İsrail’in bu saldırısında 3 gazetecinin dışında bir kişinin daha öldüğünü bildirdi.
İsrail ordusu saldırıyı doğruladı, araçtakilerin “ordu hakkında istihbarat toplamak için” bir insansız hava aracı kullandıklarını iddia etti.
19 Ocak 2026 Pazartesi
İFSAK BLOG
18 Ocak 2026 Pazar
Sürekli
Aslı Kotaman T24Sürekli başkalarının acısına bakmak bizi daha duyarlı yapar mı?
Neyse uzatmayalım, böyle kaya kaya bakarken İran ile ilgili bir haber geçtim, İtalyanca bir dil postu, ardından Trump’ı gördüm, bir işçi ile tartışıyor ve ona el hareketleri yapıyor, ardından bir konser, Londra’da bir senfoni orkestrası Türkçe bir şarkı çalıyor, ardından bir idam haberi ve hemen arkasından bir LGS kursu reklamı. Ben az evvel ne okudum diyerek hemen birkaç önceki postu germeye çalıştım ve idam haberini bulup, okudum. İran’dan gelen yürek dağlayan önceki haberlerden biri değildi bu, bu bambaşka bir boyut aldığını gösteriyordu oradaki durumun. Sabah da cenazeleri teslim etmek için yüklü paralar istendiğini görmüş ve hatta İranlı iki arkadaşımın paylaştıkları makale ve haberleri okumuştum. Bilmiyor değildim, okumuştum hepsini, haberim vardı ama nasıl hayatıma bunları hiç bilmiyor gibi devam edebiliyordum, ne oluyordu bana? İçimi dağlayan bir haberin hemen ardından başka bir şeye nasıl geçebiliyordum?
Susan Sontag, başkalarının acısına bakmanın bizi kendiliğinden daha iyi, daha ahlaklı ya da daha duyarlı kılmadığını söylerken aslında bakmanın kendisini değil, bakmanın koşullarını tartışıyordu. Görüntünün tek başına etik bir eylem olmadığını, hatta çoğu zaman bir rahatlama işlevi gördüğünü hatırlatıyordu. Acıya bakarız, etkileniriz, sonra hayatımıza devam ederiz. Bugün bu döngü eskisinden çok daha hızlı. Acı, artık akışın içinde tüketilip geçilen bir durak gibi. Çünkü görmenin fazlası, anlamın aşınmasıyla sonuçlanabilir ancak. Sürekli maruz kalmak, duyarlılığı yönetilebilir, tolere edilebilir, hatta görmezden gelinebilir kılıyor sadece.
O yangın...
Bu ülkede 36’sı çocuk 78 insan göz göre göre yandı. Tek bir yetkili, sorumluluk üstlenmedi. Geride kalanlar yakınları unutulmasın, adalet yerini bulsun diye çırpınıyor. Kartalkaya faciasının yıldönümünde yalnız kalmamalılar.O yangın bir yıldır hiç sönmedi
ANMAK SORUMLULUKTUR
Kartalkaya’da yitirilenler için de birinci yıldönümü nedeniyle bir dizi anma gerçekleştirilecek. Onlardan ilki bugün saat 09.30’da Caddebostan Migros önünde başlayacak. Katılımcılar yapılan açıklamaların ardından sahilden Bostancı’ya doğru koşacak ya da yürüyecek.
Sadece onlar için değil, Maraş depreminde yitirilenler için de yapılacak bu koşu ve yürüyüş. Kartalkaya ailelerinin kurduğu “Başka Canımız Yok” platformu, ‘Adalet Peşinde Aileleri” ve ‘Şampiyon melekleri yaşatma derneği” ve KIZÇEV anmada yer alıyor. Anma için yapılan çağrıda şöyle denildi: “Bugün Kahraman Maraş merkezli depremlerde ve Kartalkaya’da yitirdiklerimizi anıyoruz. Anmak, yalnızca “başka canımız yok” diyerek yüksek sesle haykırmak değildir. Anmak, yalnızca “adalet arayan ailelerin” yanında olmak ya da “Şampiyon Melekleri yaşatmak” için çabalamak da değildir. Anmak, her şeyden önce ahlaki bir sorumluluktur. Olan biteni görmezden gelmek, susmak, unutmaya katkı sunmak demektir. Ve unutma başladığında, etik de yara alır.”
17 Ocak 2026 Cumartesi
Sorumlu
Kartalkaya faciasında şüpheliydi: Bürokrat görevden alındı
Gazeteci Alican Uludağ'ın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşıma göre, Bülent Çınar Çavuş aynı zamanda dosyanın şüphelisi. Uludağ, "16 Aralık 2024 tarihinde otelde yapılan denetim sırasında yangın güvenliği ile ilgili hiçbir eksikliği tespit etmeden yangından bir gün sonra rapor düzenlemişlerdi" diye yazdı.
Katliamda sorumlu olarak gösterilen kurumlar arasında yer alan Kültür ve Turizm Bakanlığı, bürokratlarına soruşturma izni vermemişti. Danıştay Birinci Dairesi ise dokuz bakanlık personeline yönelik soruşturma izni verilmemesi kararını kaldırmıştı. Bu isimlerden biri de Bülent Çınar Çavuş’tu.
Emekli
EYT’liler Dahil Edildi, Yaş Sınırı Yok: Emeklilere Ücretsiz Olan Yerler ve İndirim Avantajları
Yeni düzenlemeyle Efes Antik Kenti'nden Göbeklitepe'ye, Topkapı Sarayı'ndan Sümela Manastırı'na kadar tüm müze ve ören yerleri emeklilere ücretsiz. Devlet Tiyatroları'ndaki tüm oyunlar emekliler ücret ödemeden izleyebilecek. Tabiat parklar ve milli park giriş ücretleri de emekliye ücretsiz oldu.
Pek çok tesis konaklama ve yemek indirimi var.
16 Ocak 2026 Cuma
14 Ocak 2026 Çarşamba
Nöroloji
Beyin sağlığı ve akıllı telefonlar ile sosyal medya
Sosyal medya platformları insan beyninin ödül sistemini hedef alacak şekilde tasarlanıyor. Bildirimler, beğeniler ve kısa videolar anlık haz sağlıyor. Ancak bu sürekli uyarılma hali, uzun vadede dikkatin derinliğini azaltıyor. Odaklanmak zorlaşıyor, düşünceler kolay bölünüyor, zihinsel sabır giderek azalıyor. Bu tabloyla uyumlu olarak unutkanlığın erken dönemlerinde dikkat, planlama ve zihinsel esneklik en sık etkilenen alanlar olarak karşımıza çıkıyor.
Diğer önemli bir sorun, yüzeysel öğrenme. Bilgiyi kalıcı hafızaya almak için anlam, bağlam ve tekrar isteyen beyin, hız ve parçalanmış dikkat üzerine kurulu sosyal medyadan kaçınılmaz olarak olumsuz etkileniyor. Bir haberi okurken başka habere geçilmesi, videonun ortasında yenisinin başlaması, özellikle orta yaş ve sonrasında hafıza performansını olumsuz etkiliyor. Kitap okumak, tartışmak, problem çözmek gibi derin zihinsel faaliyetlerin yerini saatler süren kaydırmalar aldığında, bilişsel rezerv de giderek azalıyor.
Uyku ise çoğu zaman göz ardı edilen ama beyin sağlığı açısından kritik bir alan. Sosyal medyanın özellikle gece saatlerinde yoğun kullanılması, uyku süresini kısaltmakla kalmıyor; uykunun kalitesini de bozuyor. Zihinsel uyarılma ve sürekli tetikte olma hali, beynin dinlenmesini zorlaştırıyor.
Tamer Yazar Birgün
13 Ocak 2026 Salı
2025
ÇAĞDAŞ FOTOĞRAF SANATINDA BİR İFADE ARACI OLARAK TOPOĞRAFYA
Mahmut Rıfkı Ünal
SANATTA YETERLİK TEZİ
Mayıs 2025 Sakarya Üniversitesi
11 Ocak 2026 Pazar
Çete:
Sağlıkta çeteleşmenin sonu yok: Radyoloji skandalları arka arkaya patladı
Kamu hastanelerinde radyoloji hizmetlerinin taşeron firmalara devredilmesiyle hazırlanan MR ve tomografi raporlarında tespit edilen hatalar yeniden gündemde. Hastaların karşı karşıya kaldıkları tek tehlike bu değil. Bilinçli olarak yapılan gereksiz ameliyatlar, sık tekrarlanan tetkikler doktorların ihmali ve hasta endişesiyle açıklanamaz noktada. AKP döneminde özelleştirilen hizmetler, sağlıkta "çeteleşmeyi" ve çürümeyi beraberinde getirdi.
10 Ocak 2026 Cumartesi
Sansür
Politik sinema yaşamalı
KURTULUŞ BAŞTİMAR:
Sinema politiktir. Çünkü işçinin, ezilenin, sesi bastırılmış halkların derdi vardır. Bu dert fısıldamaz; bastırıldıkça bağırır. O yüzden bu hikâyeleri anlatmanın yolu çoğu zaman bağırmaktır. Bu bağırma estetik bir tercih değil, sesi duyulmayan insanların isyanının doğal biçimidir ve politiktir. Filmimi tamamladığımda asıl mücadelenin başladığını gördüm. Çünkü politik bir film yapmak yetmiyor; o filmin seyirciyle buluşmasına izin verilmesi gerekiyor. Sansür artık sınırlı gösterimle, salon kısıtlamasıyla, seansların görünmez saatlere itilmesiyle, dağıtımın daraltılmasıyla geliyor. Yasak tabelası yok ama sonuç aynı: Ses kısılıyor.
Avrupa’daki büyük festivallerde de politik sinemanın alanı sistemli biçimde daraltılıyor. Kimse açıkça ‘politik sinema istemiyoruz’ demiyor; ama toplumsal çatışmayı doğrudan anlatan filmler ‘fazla sert’, ‘fazla bağıran’, ‘fazla net’ bulunuyor. Costa-Gavras’ın, Yılmaz Güney’in, Erden Kıral’ın sinemasını mümkün kılan o doğrudanlık bugün estetik bir kusur gibi sunuluyor.
Onun yerine bize tek bir estetik dil dayatılıyor: Uzun planlar, derin sessizlikler, içe kapanık karakterler… Politik bağlam hissedilecek ama asla açık edilmeyecek. Biraz bunalmışlık, kişisel çürüme, bolca etliye sütlüye dokunmama. Batı estetiğinin bugünkü adı budur: Politik olarak zararsızlaştırılmış sinema. Politik olanı içerikten koparıp biçime indirgeyen bu yaklaşım, sinemayı bir teknik egzersize çevirir. Kamera açıları konuşulur ama kimin sesi bastırılıyor konuşulmaz. Estetik tartışılır ama adaletsizlik kadrajın dışında bırakılır. Sinema susturulanların sesini büyütmek için vardır. Dayanışmayı kadrajın dışına iten, politik olanı görünmez kılan her sinema anlayışı iktidar estetiğine hizmet eder.
Tuğça Çelik Birgün
8 Ocak 2026 Perşembe
Onlar kamu yöneticilerinin ruh sağlığını tartışırken...
Neoliberalizm, çılgın Trump ve faşist komplo
Taner Timur Birgün Pazar, 2021
ABD kamuoyunda “MAGA kalabalığı” (Make America Great Again Mob) olarak adlandırılan güruhun saldırısı, çıldırmış bir başkanın kışkırtmasıyla başlamıştı. Şimdi de herkes yaşanan “vahşet”in toplumsal nedenlerini ve olası sonuçlarını konuşuyor. Oysa ortalık hâlâ yatışmadı ve en büyük korku da 20 Ocak devir töreninin daha da vahim bir kalkışmaya yol açma olasılığı? 6 Ocak skandalını Cumhuriyetci çoğunluk da kınamış olsa bile, alarm zilleri çalmaya devam ediyor. YouGov anketine göre parti seçmenlerinin yarısına yakını da (yüzde 43’ü) işgali onaylamıştı!
Oysa aynı yıllarda ABD’de kapitalizm de kabuk değiştiriyor, J. Haskel ve S. Westlake’nin “Kapitalsiz Kapitalizm” (Princeton Uni. Press; 2017) adını verdikleri bir yapılanmaya yol açıyordu. Bu kapitalizmde maddi yatırımların yerini hızla yazılım, marka, tasarım, Ar-Ge vb gibi alanlara yapılan “gayri-maddi” (intangible) yatırımlar alıyordu. Örneğin Microsft’ta maddi sermaye, şirketin piyasa değerinin ancak yüzde 1’i kadardı. Üretimde fizikî emeğin yeri giderek azalıyordu; örneğin toplam borsa değeri 5 trilyon doları aşan beş dev şirketin (GAFAM: Google, Apple, Facebook, Amazon, Microsoft) çalıştırdıkları işçi sayısı ancak 1,2 milyon kadardı. Bu gelişme gelir dağılımındaki eşitsizliği de hızla artırıyor, sınıf çelişkilerini keskinleştiriyordu.
Bu kaygılar Trump’ın başkan seçilmesiyle bitmedi; aksine, daha da şiddetlendi. Demagog iş adamı Beyaz Saray’a oturalı henüz dört ay bile olmamıştı ki Yale, Harvard ve New York üniversitelerinden 27 psikiyatr bir araya geliyor ve ruh sağlığı olmayan bir başkanın “tehlikelerine” dikkati çekiyorlardı. Düzenledikleri konferansta (20 Nisan 2017), Amerikan Psikoloji Derneği’nin özel bir muayene yapılmadan kamu yöneticileri hakkında tanı konmasını yasaklamasına rağmen (Goldwater Rule), bu yasağı çiğniyor ve Hitler iktidara gelirken Alman aydınlarının ve psikiyatri derneğinin sessizliğini ibretle hatırlatıyorlardı. Bununla da kalmadılar, Trump tehlikesi hakkında bir de kitap yayımladılar. (The Dangerous Case of Donald Trump; Macmillan, 2017). Haklıydılar; dikkat çektikleri “tehlike” dört yıl sonra Capitol Hill’in işgaliyle çok daha vahim bir şekilde ortaya çıkacaktı.
Gazeteci
30 yıl geçti Metin Göktepe bitmedi!
O zamana kadar “kastı aşan fiil” suçu ile yargılanıyordu polisler. Yani Metin’i istemeden öldürmüşlerdi!
O gün Avukat Fikret İlkiz, cinayetin fotoğrafını çekti:
-Bu dava işkenceyle adam öldürme davasıdır. Metin bin kişi arasından özellikle seçilmiştir. Öldürülmesinde kasıt vardır. Eğer istemiyorsanız, kafasına kırk kere vurmazsınız. Yere düşmüşken yüzlerce tekme atmazsınız!
Davanın şekli değişti. Kasten öldürüldüğü mahkeme tarafından kabul edildi. Kadın hâkim, devletin onca baskısına karşın adaletin nasıl olması gerektiğini gösterdi:
-Firari sanıkların (polislerin) tutuklanmasına!
Metin Göktepe Davası gazeteciler tarafından toplu olarak ısrarla takip edildi. Açıldıktan 1212 gün sonra Metin’i öldüren polislerin mahkûmiyetiyle sonuçlandı.
Pek çok genç ondan etkilendi, sayısız kez söylediler:
-Ben Metin Göktepe’yi öğrendikten sonra gazeteci olmaya karar verdim!
Nazım Alpman Birgün
6 Ocak 2026 Salı
Kozlu
BEUN Tıp Fakültesi öğrencilerinden oluşan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi SanArt Öğrenci Topluluğu, Zonguldak Fotoğraf Derneği tarafından hazırlanan “Motus” adlı fotoğraf sergisini Tıp Fakültesi binasında yeniden sergileyerek tüm sağlık kampüsünün ziyaretine açtı.Sergide, Zonguldak Fotoğraf Derneği üyesi olan öğretim üyeleri Prof. Dr. Füsun Cömert ve Dr. Öğr. Üyesi Özge Irmak Doğancı’ya ait fotoğraflar da yer aldı. Topluluk üyeleri, yoğun ders ve sınav takvimi nedeniyle sanatsal etkinliklere katılma fırsatı bulamayan öğrenci ve akademik personeli fotoğraf sanatıyla buluşturmayı, sanatı kampüs yaşamının bir parçası hâline getirmeyi amaçladıklarını ifade etti.
5 Ocak 2026 Pazartesi
Saraçhane
Direnişlerin röntgenini çekiyor
İsmini çok bilmesek de çektiği karelere yabancı değiliz. Son 15 yılda sayısız direnişi, eylemi kadrajına alarak fotoğrafladı. Kimi zaman yaşam savunucularının ile kimi zaman kadınların, öğrencilerin arasında, hak ve adalet arayışını karelere sığdırmaya çalıştı Şafak Hacaloğlu.
Bir foto muhabiri ya da fotoğrafçı değil ama o bu işe gönül vermiş. Uludağ Üniversitesi İktisat Bölümü’nde eğitimini tamamladıktan sonra bankada çalışmaya başlamış ve emekli olmuş. Artvin Arhavali. Aslında fotoğrafla haşır neşir oluşu da Arhavi’de başlıyor.
Hacaloğlu o süreci şöyle anlatıyor: “Doğup büyüdüğüm ev Karadeniz kıyısındaydı. Karadeniz sahil yolu nedeniyle evimizi kaybettik. Çocukluğumu, anılarımı kaybettim. Mahkemelere başvurduk kazandık ama yine de sesimiz duyulmadı. Sonra peş peşe HES’ler yapılmaya başlandı. Derelerimizi korumak için itirazımız oldu. Ama yok sayıldık. Bu eylemlere giderken fotoğraf çekmeye başladım.”
HAYATININ MERKEZ ÜSSÜ
4 Ocak 2026 Pazar
1 Ocak 2026 Perşembe
T24
Kayıp fotoğraflardan kent belleğine: Metin Erksan’ın İstanbul hanları
İlk adım, Metin Erksan’ın İstanbul Hanları tezini, kayıp fotoğraflarıyla birlikte ve kapsamlı bir sergi eşliğinde yayına hazırlamak olabilir. Bunu zenginleştirmek için hanların aynı açılardan yeniden fotoğraflanması ve 1956–2026 arasındaki dönüşümün belgelenmesi; ayrıca artık var olmayan hanların da kaydının tutulması, son derece anlamlı bir karşılaştırma sunacaktır. Yanı sıra, sanat tarihçileri, fotoğrafçılar, sinemacılar, edebiyatçılar ve mimarlardan oluşan disiplinler arası bir ekiple yürütülecek kolektif çalışma, bir panelle taçlandırılabilirse hem şaşırtıcı hem de etkileyici bir örnek oluşturabilir.
Güven Bayar T'24
BBC
Homai Vyarawalla: Hindistan'ın ilk kadın foto muhabiri olan öncü isim
Kendisine 2011 yılında Hindistan'ın en yüksek ikinci sivil nişanı olan Padma Vibhushan verildi. 16 Ocak 2012'de 92 yaşında vefat etti.
31 Aralık 2025 Çarşamba
30 Aralık 2025 Salı
BÜFOK’ta Neler Oluyor?
BÜFOK Bülten - 30 Aralık 2025
İZ: Aptullah Kuran Kütüphanesi, Kuş Bakışı: Kent Fotoğrafçılığı, Biyografi: Nuri Bilge Ceylan, Duymayan Kalmasın!: Nasıl Olunur? - Tamer Yılmaz ve çok daha fazlası…
26 Aralık 2025 Cuma
Coşkun Aral
Betül Kanbolat BirgünÇatışmaların, felaketlerin, yokluk ve hastalıkların ortasında nerede deklanşöre basılır nerede basılmaz? Bu konudaki etik yaklaşımın, ilken nedir?
İnsanoğlunun teşhircilik gibi bir özelliği var. Konu psikolojiyle uğraşanların alanına girse bile bizim gibi şiddetin göz tanıkları bilirler ki, şiddet anını yaşatan kişi kısa bir süre için bile olsa bununla övünür. Deklanşöre bastığımız süre buna göre ayarlanır. Salgılar değiştiğinde şiddet yanlısı soğukkanlılığını kaybeder, tanık bırakmak istemez. İşte biz foto muhabirlerinin doğru yeri, doğru zamanı iyi tahlil etmemiz lazım aksi halde onlarca arkadaşımızın başına geldiği gibi fotoğraf uğruna hayatımızı kaybedebiliriz. Bazen de bizler çatışma ortamlarında, savaş meydanlarında propaganda aracı olarak kullanılmak isteniriz. Bu nedenle çok dikkatli olmak lazım. Örneğin Lübnan Savaşı’ndan sonra Dürzilerin yaptığı katliamın Maruniler tarafından dünya kamuoyuna kötü gösterilmesi için bir kitap projesi sunuldu bölgede tanık olmuş foto muhabirlerine. Hepimiz bir hafta öncesinde Marunilerin Dürzilere yaptığı katliamın da kitapta yer alması halinde bu projeye dahil olabileceğimizi söyledik. Ve proje gerçekleşmedi çünkü tek tarafın yaptıkları yansıtıldığında propaganda oluyor.
25 Aralık 2025 Perşembe
Madencilerin naif ressamı:
Nedim Günsur
NEDİM GÜNSUR VE MADENCİLERİN YAŞAMI...
"İlk olarak Ereğli Ortaokulu'ndaki öğretmenim olan Sayın Nedim Günsur'la başlamak istiyorum. 1955-1959 yılları arasında Ereğli'mizde öğretmenlik yaparken değerli Hocamla tanışıp öğrencisi olma şansını yakaladım.
Sayın Nedim Günsur'u size tanıtayım: 1924 yılında Ayvalık'ta doğdu. 1948 yılında İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi'nden mezun oldu. 10'lar grubuyla birlikte çalıştı. Bedri Rahmi Eyuboğlu ve öğrencileri Türk Kültürünün motiflerini çalışmalarında öne çıkardılar. Batı resmindeki soyut akımlarla, geleneksel motiflerimizi sentezleyerek çalışmalar yaptılar. Sayın Nedim Günsur, akademiyi birincilikle bitirdiği için Fransa Devleti'nin bursu ile Paris'e gider ve 4,5 yıl kalır. 1955-1959 yılları arasında Kdz Ereğli Ortaokulunda resim öğretmenliği yapar. 1956 yılında TBMM için 'Ereğli Limanı' tablosunu sipariş alır.
Toplumsal konuları Fransa'daki eğitimden etkilenerek naif yorumlara yakın bir tarzda işlemiştir. Ana konusu insandır, soğuk renkleri tercih eder. Dışa vurumcu tarzını zaman zaman kullanmıştır ve madencilerin yaşamı ağırlıklı konularıdır. Sayın Nedim Günsur'u 1994 yılında kaybettik, saygı ve rahmetle anıyorum."
Ressam Erdoğan Keskin Değişim







.jpg)








































