"Yalnız sansürcülerin hayal gücünü aşmayan şeyler sansür edilebilir" Andrzej Wajda (Sinema ve Ben)

7 Mayıs 2026 Perşembe

Haber

67sergi@gmail.com
 

Tanıdık


 

Bakan Göktaş'ın Belçika ziyareti tartışma yarattı: Karedeki 'tanıdık' isim 

Saraçhane eylemlerine katıldığı gerekçesiyle sağlık sorunlarına karşın 37 gün boyunca tutuklu kalan üniversite öğrencisi Esila Ayık, Bakan Göktaş’ın Belçika temaslarına tepki gösterdi.

Ayık, Türkiye’deki güncel sorunlara işaret ederek, "Bizzat bakanlığın sorumluluğu altında olan çocuklar yaşamdan koparılırken Bakan neden Belçika’da esnaf ziyaretinde?" sorusunu yöneltti.

EV SAHİPLERİ BAKANLA AYNI KAREDE

Eğitim hayatına burslu olarak Belçika’da devam eden Esila Ayık, Bakan Göktaş’ın esnaf ziyareti sırasında bir araya geldiği ve birlikte fotoğraf paylaştığı kişilerin, kendisinin Belçika’daki ev sahipleri olduğunu teşhis etti.

Ayık, bu isimlerin ve yakınlarının, kendisi cezaevindeyken arkadaş çevresine baskı uyguladığını ileri sürdü.

                              

2025: Esila Ayık gazetemize konuştu: 'Ölüm tehditleri aldım'

Sanıkların yüzleri apaçık

Hakan Tosun’un kamerası kayıtta!

Hukukçu değilim, adliye muhabiri de… Ancak bilgi birikimim ve deneyimlerimle böyle bir ilk duruşma yapılmasının sancılı olduğunu düşünüyorum. Sanıklar SEBGİS ile bağlanmış duruşmaya. Kötü bir görüntü, net değil. Sanıkların yüzleri apaçık görülemiyor, mimikleri bile fark edilemiyor. Böyle olunca doğruyu mu söylüyor, saptırıyor mu anlaşılamıyor. Oysa sanığın oturuşu, ellerini tutuşu, ayaklarının hareketi bile bir anlam ifade eder. Hemen algılarsınız dedikleriyle yaptıklarının örtüşüp örtüşmediğini.

Sanıkların anlattıklarında çelişkiler var, tanıkların ise hemen hepsi belli ki öğretilmiş. Seslerindeki tedirginlik belli ediyor. Avukatların sanıkların çapraz sorgularında aynı soruyu yinelemesine “teyit mi ettiriyorsunuz” cevabına mahkeme heyeti sessiz kalıyor. Bir kelimenin farklı kullanılması bile bir ipucu olabilir.

Polisin kamerasını kırdığında -ki, kamera onun işini yapabilmesi için tek aracı- bile ağzından küfür çıkmayan Hakan Tosun için sürekli küfrediyordu diyor sanıklar da, tanıklar da. İnandırıcı gelmiyor bana ve birçoğumuza. İki sanık var zaten, biri yavaşça yumruk attığını, başını değil de omzunu tekmelediğini söylüyor. Adli tıp raporunda kafatasında kırıklar olduğu, yüzüne vurulduğu yazılı. Gerçekler bu kadar çarpıtılır. Diğer sanık vurmadığını söylese de kameralarda apaçık görülüyor Hakan’ı tekmelediği… Sanıkların ikisi de neden ikinci kez olay yerine döndüklerini açıklayamadılar. Bence bir gizledikleri var. Hakan Tosun’a vurmaları için özellikle yönlendirilmişler izlenimi alıyorum. Bir tanık, “anne” sözünü duyduğunu, sonrasını duymadığını söylüyor. Hepimiz biliyoruz ki, annesinin yanına gidiyor Hakan, onu anlatmaya çalışıyor, can havliyle, tekmelerin altında.

Veda - Hindistan

Raghu Rai




 

Sansür

Çaycuma

 

3 Mayıs 2026 Pazar

Bursa

 

Bursa 2026 Nazım Hikmet Şiir Ödülü jüri üyelerinden toplu istifa

 Titiz bir biçimde değerlendirmelerimizi yaptık ve “gerekçeli kararı” Bursa Büyükşehir Belediyesinin Kültür Dairesi Başkanlığı’na ilettik. Lakin ilkin Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in ülkemizde son dönemlerde adeta alışkanlık haline getirilen hukuk görünümlü bir kararla “görevden” alınması, ardından “gerekçeli kararı” iletmemizin üzerinden bir gün dahi geçmemişken, dairenin başkanlığını yürüten Şafak Baba Pala’nın “görevden” el çektirilmesi ile bambaşka bir sürece girmiş bulunduğumuzun bilinmesini isteriz.

Anti-demokratik yöntemlerle, halkın çoğunluğunun seçtiği ve o kentin haklarına dair yürütme yetkisi verilen başkanın ve kadroların temsil gaspına uğramasını, bize verilen yetkinin boşa düşürülmesi olarak da okuyoruz.

Önceden halk tarafından yetkilendirmiş yöneticilerin yaptığı planlamaların, “yeni yönetim” tarafından zımni yöntemlerle ve de sözümona “erteleme” bahanesiyle etkinliklerin içinin boşaltılmaya çalışıldığının farkındayız. 


Yeniden


Mayıs 2026

 

Sansür

3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü Uluslararası Af Örgütü’nden Türkiye yetkililerine çağrı: Adalet sisteminin gazetecileri hedef almak amacıyla kullanılmasına son verin! 
 Türkiye yetkilileri, TCK’nın ceza soruşturmaları, davalar ve keyfi tutukluluk yoluyla özellikle gazetecileri susturmak için araçsallaştırılan ve böylelikle geniş toplumda caydırıcı bir etki yaratan 217/A, 299. ve 301. Maddelerini yürürlükten kaldırmalı. Bu açıklamada isimlerine yer verilen ve benzer şekilde yalnızca gazetecilik faaliyetlerini yürüttükleri için insan hakları ihlallerine maruz bırakılan, kriminalize edilen ve özgürlüklerinden yoksun bırakılan gazeteciler ve diğerleri derhal serbest bırakılmalı. Yasaların kötüye kullanılması sonucu haklarında açılan soruşturmalar ve davalar düşürülmeli. Yetkililer, bunun yerine gazeteciler için bilgi arama ve edinme hakkı da dahil ifade özgürlüğü hakkının kullanımının saygı gördüğü ve bu hakkın korunduğu elverişli bir ortam oluşturmalı. 

Arşiv


Orhan Taylan ile solun görsel hafızası üzerine
1970’li yıllarda TİP’in ve çeşitli sendikaların görsel işlerini üreten ve ortaya uzun yıllar konuşulacak, kullanılacak işler çıkaran Orhan Taylan’la solun görsel serüveni.

                                            




 

30 Nisan 2026 Perşembe

Öğrenci



                                  BÜFOK Bülten - 30 Nisan 2026
BÜFOK’un Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği’nin destekleriyle gerçekleştireceği bu fotoğraf sergisi, “Hafıza” temasının çeşitli yüzlerini kazımaya hazırlanıyor. Kişisel hafıza ve hatıraların, ve her şeyin baş döndürücü bir hızla değiştiği Boğaziçi Üniversitesi kampüsünün ve kültürünün iz sürüleceği, mekân hafızasının taşıdığı toplumsal, kültürel ve kişisel yaşanmışlıkları bu kez objektiflerle takip edilecek. Aynı zamanda BÜFOK’lu öğrencileri geçmiş yıllardaki kulüp mezunlarıyla bir araya getirecek olan bu sergi, değişen ve kaybolanın ortasında duracak, kaçırılmaması gereken bir buluşma! 

Tarih: 2-8 Mayıs 2026   Mekân: Bümed House, Beşiktaş

26 Nisan 2026 Pazar

2019 / İstanbul

 


Sabahattin Ali’nin bu yolculuğunda sizi en çok şaşırtan detay ne oldu?

Bu sergide ilk kez sergilediğimiz materyallerin bence en ilginci, Sabahattin Ali'nin 1939 Nisan'dan Ağustos'a kadar Ankara'dan yola çıkarak; Sivas, Kayseri, Erzincan, Gümüşhane, Samsun ve Zonguldak hattında yaptığı gezide tuttuğu notlar ve çektiği fotoğraflar. Bu sergiyi ortaya çıkartan da bu materyaller oldu. Çünkü biz gezi yazıları yazan bir Sabahattin Ali tanımıyoruz. Bu gezi yazıları onun sanatı ve yazarlığındaki çok yönlülüğü de yansıtıyor. Mesela Zonguldak'ta kömür madenine gitmiş. Madeni yazmış, bugüne kadar hiç düşünülmeyen bir konuyu, kuyularda çalışan hayvanları yazmış. 2019

Irina / Arjantin

Irina Werning






Ankara

  

Doruk maden işçilerinin açlık grevinde 7. gün: Artık konuşmakta bile zorlanıyorlar, bunun adı zulümdür; ödenen miktar toplam alacağımızın 50'de 1'i bile değil!

1 Mayıs

Eski-Yeni 1 Mayıs
İstanbul-İzmir-Zonguldak



















F: İbrahim Akyürek