Hayatımız Fotoğraf
İbrahim Akyürek
21 Ekim 2026 Çarşamba
19 Ekim 2026 Pazartesi
2007, mazi demezler...
Uluslararası Polis Birliği İPA, 1998’den bu yana Türkiye’de örgütleniyor. Başkanlığını Komiser Celalettin Cerrah’ın yaptığı İstanbul’daki şubesi, “İPA / İstanbul 1.Fotoğraf Yarışması” düzenledi. İPA, uluslararası polisevi gibi şey. Mesleki, kültürel, sosyal, teknik alanda uluslararası bir iletişim ağı. Polisin sendikalaşma hakkı, polislerin çalışma koşullarının düzeltilmesi hakkı, insanın doğaya en uyumlu tavrı olan bedensel, ruhsal, toplumsal bütünlüğünü direnerek koruma hakkına saygı bu ağ üzerinde dert edilmiyor.
Serbest konulu bu yarışmanın jürisi 14 kişiden oluşuyor. Fotoğrafçı isimler arasında Okan Bayülgen, Ara Güler, İzzet Keribar, Mehmet Bayhan, İlteriş Tezer, Coşkun Aral, Serdar Bilgili, Tamer Yılmaz, Orhan Kanburoğlu var. Sanatla duyguları incelmiş, hassaslaşmış, sanata sığınmış bu kocaman adamlar, sanki Finlandiya’da yaşıyormuş gibi yüksek bir moral içinde gelecek ayın başlarında jüri toplantısı nedeniyle, ismi bile ürküten ünlü Vatan Caddesi’nin yolunu tutacak. Belki de, merkezi yerde toplanma talebi ile Dink’in tedirgin edildiği mekanda buluşmak üzere vilayet binasına yönelecekler.
Bu yarışmanın başlangıcı geçen yıl İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından, Ulusal Polis Fotoğrafları Yarışması: “O da Bir İnsan” başlığı altında düzenlendi. Oğuz Haksever. Tunç Tüfekçi, Kamil Fırat, Özer Kanburoğlu ve Coşkun Aral yarışmanın fotoğrafçı jüri üyeleri oldular. 20 kişilik fotoğrafçı ve foto muhabiri topluluğu da yarışmayı gönderdikleri fotoğraflarla protesto etti. Görüntülerde, 6 Mart 2006’da Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutlamak isteyen kadınları “kanunlar çerçevesinde”* dövenlerin kanıtları vardı. Jüride yer alan fotoğrafçı ve akademisyenler, topluluğun yaptığı açıklamada ayrıca eleştirildiler. Yarışma bir güzel sonuçlandı, 45 kişi 114 eserle katılmıştı.
Bizlere artık; sözlerin samimiyetini, saflığını davranışlarla sınamak kalıyor. Ara Güler, ezberlediğimiz “ben sanatçı değilim, bana foto muhabiri densin, biz tarih yazıyoruz” sözlerini ajitasyonla karışık sanatçı tavrı içinde bile dillendirmede zorluk çekecek. Coşkun Aral “ben dünyada ne savaşlar gördüm” anlamını çağrıştıran sözlerini sıkça yineleyemeyecek. Bu iki fotoğrafçı her yıl Musa Anter adına düzenlenen bir dizi yarışma içinde yer alan fotoğraf dalının jürisinde çalıştılar. Aynı jüride yeniden isimleri geçerse,“nereden çıktık nereye gidiyoruz, aklımızı fazla mı kullanıyoruz” huzursuzluğu ile yola koyulacaklar. Ara Güler; KOÇ tiranlığının buzdolabı, salça, turşu, COBRA ve öteki savaş araçlarından ayırdığı parayla çıkan İZ Fotoğraf Dergisi’ne verdiği emeği düşünürken COBRA’nın korkuttuğu insancıkları anımsamaktan kaçınamayacak.
Yaklaşık 450 yıl önce bu dünyadan La Boétie “gönüllü kulluk üzerine söylev”ini arkasında bırakarak 33 yaşında göçtü. Tiranlarla kurulan ilişkiden yola çıkarak “yalnızca desteklemeyin yeter” çağrısı yapan La Boétie, gidişten o kadar umutsuzdu ki; bizden ezenlere karşı pankart aç, fotoğraf çek; dilekçe yaz; biber gazını, COBRA’ları, küfürü – tekmeyi göze al demiyor. Basit, zararsız bir yöntem öneriyor; “desteklemeyin yeter“
Bu yöntemi örnekleyen bir çözüm parçası geçenlerde bir kültür haberleşme grubunda bir kişinin şu çağrısıyla yayıldı: “Dostlar, Güzelbahçe deniz kenarındaki balık lokantaları mafyalaşmış, oturmayınız.”
İşte size çok yalın, pratik yanıtı olan örnek bir çağrı.
* “6 Mart Olaylarının Gerçek Yüzü” 14.4.2006 / www.ipa.org.tr / İPA’dan Haberler
EK: 2014 yılında FETÖ soruşturmaları kapsamında "Dönemin İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan genelgelerle, emniyet teşkilatı personelinin dernekle olan resmi bağları kesilmiş, derneğin kullanımındaki tesisler geri alınmış ve resmi tanınırlığı kaldırılmıştır. [1, 2]" YZ.
18 Ekim 2026 Pazar
17 Ekim 2026 Cumartesi
Yapay Zeka fotoğrafçılara der ki:
"Siz sanıyorsunuz ki hep tanımadıklarınız ölecek" cümlesi, Türkiye'de toplumsal trajediler, depremler, kazalar ve ihmal sonucu yaşanan ölümlerin ardından duyarsızlaşmaya, kanıksamaya ve adaletsizliklere karşı sıkça paylaşılan, ODTÜ mezuniyet törenlerindeki pankartlardan deprem ve afet dönemlerindeki tepkilere kadar geniş bir hafızaya sahip vurucu bir ifadedir
Kökeni ve Anlamı: Toplumun can kayıplarını sadece kendinden uzak gördüğü sürece kabullenmesini, ölümlerin yalnızca "yabancıların" başına gelecek bir şeymiş gibi yaşanmasını ve bu kayıtsızlığın kırılmasını eleştirir.
Kaynak:
Yapay Zeka (YZ) ordan burdan taramış, araklamış, derlemiş toplamış, fotoğraf dernekleri üyelerinin dikkatine sunmuş.
16 Ekim 2026 Cuma
Bursa / Çifte Kavrulmuş Darbecilerin Zamanı
15 Ekim 2026 Perşembe
14 Ekim 2026 Çarşamba
Fotoğraf/Film Günleri 2026
Fotoğraf/Film Günleri 2026, 3 Kasım'da Başlıyor!
27'incı yılına giren Sergi Odası (Zonguldak), bu yılın Kasım ve Aralık aylarında Fotoğraf/Film Günleri'nin Üçüncüsünü başlatacak.
İki ay boyunca bir dizi sergi, gösteri, toplantı Sergi Odası'na konuk olacak.
Kasım ayının kesinleşen programı 3 Kasım Salı günü Oliver! (Carol Reed, 1968) müzikali ile başlayacak. Ay boyunca Sıradan İnsanlar, 1984, Jane Austen Pişmanlıklar; belgesel dalında Ara Güler, Annie Leıbıvitz, James Natchwey, Sınırlar Arasında (Bosna'da Derebeylik Var!), Van Gogh Sarısı filmleri gösterilecek
Hazırlanan programda filmler beş konu başlığı altında (Sanatçı Yaşamları, Fotoğrafçılar, Balkanlar, Edebiyat Uyarlamaları, Bizim Kentin Filmleri) toplanıyor.
Programda yer alan sergiler ise şunlar:: 70'li Yıllar/Bir Kesit (Kemal Türkler'in Anısına), Madenci ve Zonguldak Grevi, Sunum Masasında Karikatürist Burhan Solukçu.
İlki 2024'de gerçekleşen Fotoğraf/Film Günleri, Britanya (İngiltere) kömür işçilerinin 84/85 uzun grevinin 40'ıncı, Karaelmas kömür havzası maden işçilerinin 90/91 büyük grevinin 34. yılı nedeniyle hazırlandı.
Bu yılın programı Zonguldak kent yaşamını belgeleyen fotoğrafçı Mustafa Eyriboyun ve yakın tarihte hayata veda eden fotoğrafçı Martin Parr anısına adandı.
12 Ekim 2026 Pazartesi
11 Ekim 2026 Pazar
9 Ekim 2026 Cuma
7 Ekim 2026 Çarşamba
Sansür
Hakan Tosun davası 7 Ekim'e ertelendi
Gazeteci, belgesel yönetmeni ve video-aktivist Hakan Tosun’un 10 Ekim 2025’te sokakta dövülerek öldürülmesine ilişkin failler Abdurrahman Murat ve Adnan Şahin’in “kasten öldürme” suçlamasıyla yargılandığı davanın üçüncü duruşması Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Savcı, savunma beyanlarının ardından nihai mütalaasını yineleyerek ceza talep ederken davayı 7 Ekim’e erteledi.
5 Ekim 2026 Pazartesi
3 Ekim 2026 Cumartesi
1 Ekim 2026 Perşembe
gitmeme
Sanat eleştirmeni, yazar Ayşegül Sönmez’in son dönemde çeşitli yayın mecralarından gelen sorular üzerine “Neden Contemporary İstanbul (CI) fuarına gitmediği, protesto ettiğiyle” ilgili zorunlu açıklaması: “Estetik üretim, kendisini mümkün kılan sermaye ilişkilerini sorgulamak bir yana, onların kutlamasına dönüştüğünde sanat artık iktidarın karşısında değil, onun kültürel altyapısında konumlanır. Ve tam buradan bir zevk doğar. Müşterinin zevki… Sinsi bir şekilde pandemik bir yapıyla yayılır. Herkese sirayet eder, bulaşır. Tüm bu münasip eserler evet hoşnutluk yaratır. Ve Adorno’nun uyardığı gibi “hoşnutluk evet demektir”. Ben “hayır” dedim. Ve fuara gitmedim. Fuarın dışında kalmayı, ona “gitmemeyi” bireysel bir ret ya da ahlaki üstünlük olarak görmüyorum.
30 Eylül 2026 Çarşamba
29 Eylül 2026 Salı
28 Eylül 2026 Pazartesi
bana ilişkini söyle...
Fon dolandırıcılığında medyanın rolü
Nitekim soruşturmanın hedefinde olan ve 51 yöneticisi tutuklanan şirketler yakın zamana değin medyanın gözbebeğiydi. ATV programcısı Müge Anlı, Katılımevim’in reklam yüzüydü. Reklamda, “Sen de katıl derim” diyordu ekranlarda edindiği o güvenilir yüzüyle….Katılımevi ve Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, CNN Türk’te Cem Seymen’in programına iki bölümde konuk oldu. Serdar Turhan, A Para ve Akit TV’de de çeşitli programlara çıktı. Serdar Turhan şimdi tutuklu. Acaba Serdar Turhan, o programlar karşılığında CNN Türk ve öbür kanallara ödeme yaptı mı? Yoksa sadece habercilik gereği olarak mı çıkarıldı ekrana? Her iki durumda da CNN Türk yöneticileri açıklamak durumunda. Çünkü o yayınlarla yatırımcıların bu kişiye ve şirkete güvenmesinde rol oynadılar. İyi araştırmadan ekrana çıkardılarsa da yanlış, para alarak konuşturdularsa da. Her durumda sorumlulukları büyük, mağdurlar tazminat istese yeridir. Soruşturma kapsamında tutuklananlar arasında Tera Yatırım’ın Yönetim Kurulu üyeleri Emre Alkin ve Kerem Alkin de bulunuyor. İkisi de ekonomi profesörü olan Alkin kardeşler aynı zamanda ekonomi yazarıydı. Gazetelerde yazmaları, TV’lerde ekonomi yorumları yapmaları, onları tanınan, bu alanda bilinen ve sözlerine güvenilen isimler haline getirmişti.
Kerem Alkin’in yazıları Sabah’ta, Emre Alkin’in yazıları da Gazete Pencere’de yayımlanıyordu. Hemen suçlu oldukları söylenemez ama okurlarını “fon dolandırıcılığı” konusunda uyarmadıkları, “ekonomi yazarı” işlevini yerine getirmedikleri ortada.Sabah ve AHaber’in olayı geçiştirmesi de boşuna değil. SPK ile öbür kurumların ve tabii kendilerinin sorumluluğunu örtmeye çalışıyorlar. Anadolu Ajansı bile zamanında “İş dünyası” bölümünde habermiş gibi yayımladığı TERA Holding reklam metinlerini arşivinden sildi.
Yılların ekonomi gazetesi Dünya, hâlâ yazamıyor skandalı, habire SPK’nın tasfiye ettiği şirketlerden biri olan Bulls Portföy’ün açıklamalarını koyuyor sayfalarına. Çünkü Bulls Portföy, Dünya gazetesi ile “Girişim sermayesi ortaklığı” kurmuş. Bulls Portföy Yönetim Kurulu üyesi Ersoy Çoban ile Bulls Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Akkaya, Dünya Holding AŞ’nin de yönetim kurulu üyeleri. Şimdi Kemal Akkaya yurtdışı yasaklı.
Faruk Bildirici Birgün
27 Eylül 2026 Pazar
26 Eylül 2026 Cumartesi
12 Ağustos 2026
2026'da 52 polis intihar etmişti: İçişleri Bakanı'ndan soruşturma açıklaması
Emniyet İntiharları Dijital Anıtı’nın verilerine göre 2026’nın ilk yedi ayında 52 polis yaşamına son verdi. Bu sayı, söz konusu dönemde ortalama dört günde bir polis intiharı yaşandığına işaret ediyor.
Verilere göre 2024 ve 2025 yıllarında ise toplam 166 polis yaşamına son verdi.
Vakaların nedenleri tek bir başlıkla açıklanamazken ekonomik sorunlar, uzun ve düzensiz çalışma saatleri, mobbing, yoğun stres ve mesleki memnuniyetsizlik öne çıkan sorunlar arasında gösteriliyor.
25 Eylül 2026 Cuma
Suskunluk
Suskunluk sarmalına karşı gazetecilik: Bir konferanstan notlar
İlk oturumda, geçen yıl ödül kazanan “Gazze Projesi” araştırmasını yürüten isimlerden Huda Osman söz aldı. Gazze’de İsrail’in öldürdüğü gazeteciler hakkındaki haberlerinin bu cinayetlerin sorumlularının hesap vermesi konusunda somut bir etkisi olmadığını belirten Osman, “bir haberin etkisi nasıl ölçülür?” diye sordu. 110 Filistinli gazetecinin öldürüldüğü savaşta, gazetecilerin hedef gözetilerek katledildiğini belgelemişlerdi, ancak sorumlulardan hiçbiri bu suçlar için henüz hesap vermedi; uluslararası camia sessizdi. Osman’a göre savaş suçlarının kayıt altına alınması kısa vadede olmasa da yıllar sonra hesap sorulabilmesi için tek yoldu.Uluslararası yarışmanın jüri başkanı Bosna-Hersek’ten deneyimli gazeteci Leila Bičakčić’ti. O da yapılan haberlerin etki gücünün nasıl ölçüleceğine değindi: “Bazen bir yasa değişiyor, bir soruşturma açılıyor, denetleyici bir kurum devreye giriyor, bir politikacı istifa ediyor, bir şirket uygulamalarını değiştiriyor… Ancak değerlendirdiğimiz haberler ‘etki’nin her zaman kısa vadede görülemediğini ya da yukarıdaki örneklerde olduğu gibi çok kolay ölçülemediğini de gösteriyor. Gazetecilik bazen de bazı kurumların artık görmezden gelemeyeceği sorunları görünür kılar. Yurttaşlara daha önce farkında olmadıkları deliller sunar, yasama ya da yargı organlarının gündemine etki eder. Bazen de toplum hafızasına kayıt düşer ve sonrasında iktidara gelenlerin ‘biz bunu bilmiyorduk’ demesini engeller”.“Kaçak fabrikalar” adlı bir diğer haber ise doğada yok olmayan çevrede ve insan vücudunda birikebilen kimyasalları (PFAS) odağına alıyordu. Gazeteciler İtalya'nın kuzeyindeki Vicenza kentinde bulunan ve bölgedeki yüz binlerce kişinin içme suyunu PFAS kimyasallarıyla kirleten fabrikanın izini sürdü. Altı kişilik ekip İtalya’da üretimi yasaklanan fabrikanın sökülerek Hindistan'da yeniden kurulduğunu ortaya çıkardı. Aynı müşterilere çevre koruma yasaları daha gevşek olan başka bir ülkede üretim yapılıyor, bu kez Hindistan’dakiler zehirleniyordu. Haber Hindistan'da büyük tepkiye yol açtı. Milletvekilleri fabrikanın kapatılmasını talep ederken, bölge sakinleri tesisin önünde protestolar düzenledi ve yasaklı kimyasalların ithalatına karşı bir imza kampanyası başlatıldı.
Jüri son olarak, Hırvatistan’dan Barbara Matejčić'in iki ülkeden meslektaşlarıyla hazırladığı “Fotoğraf İçin Öldürmek” araştırmasına özel ödül verdi. Araştırma, 1992 yılında Bosnalı Sırp bir milisin bir sivili infaz ederken çekilmiş fotoğraflarını yeniden gündeme getirdi. Cinayeti görüntüleyen foto muhabirlerinin yalnızca tanık mı olduklarını, yoksa orada bulunmalarının infazda bir rol oynayıp oynamadığını sorguladı. Fotoğrafları Reuters haber ajansına satan, dünyanın en prestijli fotoğrafçılık ödülü World Press Photo ödülü kazanan ve Hollanda'da sığınma hakkı elde eden foto muhabiri, bir gazetecilik kahramanı ilan edilmişti. Ancak Bosnalı Müslüman keskin nişancı olarak belirttiği kurban bir sivildi. Haber bunu ortaya çıkardı. Öldürülen kişinin ailesi 30 yıl sonra babalarının masumiyetini bu haberle dünyaya duyurdu. Araştırmanın ardından fotoğrafın açıklaması düzeltildi, fotoğrafçıya verilen ödülün geri alınması için de imza kampanyası başlatıldı.
Can Ertuna Birgün







.jpg)

.png)
.png)

.png)





.jpg)









.png)








.jpg)
.jpg)
.jpg)






.jpg)


