Hakan Tosun’un kamerası kayıtta!
Hukukçu değilim, adliye muhabiri de… Ancak bilgi birikimim ve deneyimlerimle böyle bir ilk duruşma yapılmasının sancılı olduğunu düşünüyorum. Sanıklar SEBGİS ile bağlanmış duruşmaya. Kötü bir görüntü, net değil. Sanıkların yüzleri apaçık görülemiyor, mimikleri bile fark edilemiyor. Böyle olunca doğruyu mu söylüyor, saptırıyor mu anlaşılamıyor. Oysa sanığın oturuşu, ellerini tutuşu, ayaklarının hareketi bile bir anlam ifade eder. Hemen algılarsınız dedikleriyle yaptıklarının örtüşüp örtüşmediğini.
Sanıkların anlattıklarında çelişkiler var, tanıkların ise hemen hepsi belli ki öğretilmiş. Seslerindeki tedirginlik belli ediyor. Avukatların sanıkların çapraz sorgularında aynı soruyu yinelemesine “teyit mi ettiriyorsunuz” cevabına mahkeme heyeti sessiz kalıyor. Bir kelimenin farklı kullanılması bile bir ipucu olabilir.
Polisin kamerasını kırdığında -ki, kamera onun işini yapabilmesi için tek aracı- bile ağzından küfür çıkmayan Hakan Tosun için sürekli küfrediyordu diyor sanıklar da, tanıklar da. İnandırıcı gelmiyor bana ve birçoğumuza. İki sanık var zaten, biri yavaşça yumruk attığını, başını değil de omzunu tekmelediğini söylüyor. Adli tıp raporunda kafatasında kırıklar olduğu, yüzüne vurulduğu yazılı. Gerçekler bu kadar çarpıtılır. Diğer sanık vurmadığını söylese de kameralarda apaçık görülüyor Hakan’ı tekmelediği… Sanıkların ikisi de neden ikinci kez olay yerine döndüklerini açıklayamadılar. Bence bir gizledikleri var. Hakan Tosun’a vurmaları için özellikle yönlendirilmişler izlenimi alıyorum. Bir tanık, “anne” sözünü duyduğunu, sonrasını duymadığını söylüyor. Hepimiz biliyoruz ki, annesinin yanına gidiyor Hakan, onu anlatmaya çalışıyor, can havliyle, tekmelerin altında.
"Yalnız sansürcülerin hayal gücünü aşmayan şeyler sansür edilebilir" Andrzej Wajda (Sinema ve Ben)
